Ufuk Taş

Ben Kimim?

ufuk tas foto

Bugün kendimden bahsetmek için yazıyorum. Ne bir başarı hikâyesi anlatmak ne de kendimi olduğumdan farklı göstermek için… Sadece kim olduğumu, nasıl düşündüğümü, neye inandığımı ve bu dünyada ne yapmak istediğimi kendi kelimelerimle anlatmak için.

Belki bir gün bu yazıyı yıllar sonra yeniden okuyacağım. Belki o zaman bugün hayalini kurduğum şeylerin çok daha ötesine ulaşmış olacağım. Belki de bazı hayallerim değişecek, bazı düşüncelerim dönüşecek. Ama nereden başladığımı unutmamak istiyorum.

Çünkü insanın hikâyesi, herkesin onu tanıdığı gün değil, kimse onu tanımıyorken verdiği kararlarla başlar.

± Ben hayal kuran değil, hayallerinin sorumluluğunu alan bir insan olmak istiyorum.

Kendimi tek bir meslekle, tek bir şirketle veya tek bir başarıyla tanımlayamıyorum. Benim için hayat, tamamlanması gereken bir liste değil; sürekli öğrenilen, yeniden inşa edilen ve her gün başka bir anlam kazanan bir yolculuk.

Girişimciyim. Yeni fikirler geliştirmeyi, insanların ihtiyaçlarını keşfetmeyi, sorunlara çözüm bulmayı ve henüz ortada olmayan şeyleri hayata geçirmeyi seviyorum. Teknoloji, yazılım, finans, yatırım ve iş dünyası benim için birbirinden bağımsız alanlar değil. Hepsini, geleceği şekillendirmek için kullanılabilecek araçlar olarak görüyorum.

Bir fikrin nasıl bir şirkete, bir şirketin nasıl bir ekosisteme, bir ekosistemin de nasıl milyonlarca insanın hayatına dokunabilecek bir yapıya dönüşebileceğini merak ediyorum.

Beni heyecanlandıran şey yalnızca bir şeyin sahibi olmak değil, o şeyin var olmasını sağlayan insanlardan biri olmak.

Elbette her düşündüğüm doğru çıkmıyor. Her girişim istediğim gibi ilerlemiyor. Bazen yanlış kararlar veriyorum, bazen yeniden başlamak zorunda kalıyorum. Fakat zamanla şunu daha iyi anladım: Başarı, hiç düşmemek değil; yaşadıklarından öğrenerek yeniden ayağa kalkabilmek.

Ben de öğrenmeye devam ediyorum.

± Para benim için bir amaçtan çok, bir araç.

Para kazanmayı önemsiyorum. Çünkü para, doğru kullanıldığında insana zaman, özgürlük, hareket alanı ve yeni fırsatlar sağlayabilir.

Ama paraya yalnızca sahip olunması gereken bir şey olarak bakmıyorum. Onu üretmeyi, yönetmeyi, büyütmeyi ve anlamlı bir amaca yönlendirmeyi öğrenmek istiyorum.

Bence asıl mesele ne kadar para kazandığın değil, kazandığın parayla ne inşa ettiğin ve o süreçte nasıl bir insana dönüştüğündür.

Bir insan para kazanabilir ama değer üretemeyebilir. Bir şirket büyüyebilir ama arkasında kalıcı bir fayda bırakmayabilir. Bir fikir çok konuşulabilir ama insanların hayatında hiçbir şeyi değiştirmeyebilir.

Benim aradığım şey bunların ötesinde.

Ekonomik başarıyla gerçek değer üretiminin bir araya geldiği bir hayat kurmak istiyorum. Kendi ayakları üzerinde duran, büyüyebilen, yeni insanlara fırsatlar sunan ve benden bağımsız olarak da yaşamaya devam edebilen yapılar oluşturmak istiyorum.

Çünkü gerçek başarı, her şeyin sana bağlı olması değil; sen olmadan da değer üretmeye devam edebilen bir sistem kurabilmektir.

± Büyük düşünmekten korkmuyorum.

Bana göre dünyanın en önemli gelişmeleri, birilerinin mevcut sınırları sorgulamasıyla başladı.

Birileri daha önce mümkün görülmeyen bir şeyi düşündü. Birileri o düşünceye inanıp çalıştı. Birileri başarısız oldu, yeniden denedi ve zamanla başkalarının da inanabileceği bir gerçeklik oluşturdu.

Ben de büyük düşünüyorum.

Teknolojinin insanları birbirine daha fazla bağladığı, bilginin daha erişilebilir olduğu, sermayenin yeni fikirlerle buluşabildiği ve insanların doğdukları coğrafyadan bağımsız olarak fırsatlara ulaşabildiği bir gelecek hayal ediyorum.

Bu nedenle girişimlerimi yalnızca bugünün ihtiyaçları üzerinden değerlendirmek istemiyorum. Yarın nasıl bir dünya oluşacağını, insanların neye ihtiyaç duyacağını ve bugün atılan küçük adımların gelecekte nasıl büyüyebileceğini düşünmeye çalışıyorum.

Bunun kolay olmadığını biliyorum. Büyük hedefler, büyük sorumluluklar getiriyor. Bazen insanın önüne sermaye eksikliği, zaman baskısı, belirsizlikler ve kendi hataları çıkıyor.

Ama bir hedefin büyük olması, ona ulaşmanın imkânsız olduğu anlamına gelmez. Yalnızca daha fazla öğrenmeyi, daha iyi planlamayı ve daha uzun süre mücadele etmeyi gerektirir.

Benim için önemli olan, hayallerimin büyüklüğü kadar onları gerçeğe dönüştürmek için her gün ne yaptığım.

± Başarısızlıklarımdan utanmak istemiyorum.

İnsanlar genellikle hikâyelerini anlatırken sonuçlardan bahseder. Kazanılan paralar, kurulan şirketler, ulaşılan hedefler ve elde edilen başarılar…

Oysa bir insanın karakteri, işler yolundayken olduğu kadar işler ters gittiğinde de ortaya çıkar.

Hayatın bana öğrettiği şeylerden biri, hiçbir planın bütün koşulları kontrol edemeyeceğidir. Bazen emek verdiğin bir iş beklediğin sonucu vermez. Bazen güvendiğin bir yol kapanır. Bazen ilerlemek için önce geriye dönüp hatalarını kabul etmen gerekir.

Bunların hepsi hayatın bir parçası.

Kendi hikâyemi yalnızca kazandıklarımla anlatmak istemiyorum. Yanlış kararlarımı, öğrendiklerimi, yeniden kurmaya çalıştığım şeyleri ve zamanla değişen düşüncelerimi de bu hikâyenin içinde görmek istiyorum.

Çünkü gerçek bir yolculuk, kusursuz görünmek zorunda değildir.

Benim için önemli olan dürüst kalmak, sorumluluk almak ve dün olduğum insandan daha iyisi olmak için çabalamak.

± Bir şeyler inşa etmek istiyorum; yalnızca kendim için değil.

Bir noktadan sonra insanın hedefleri de değişiyor.

Başlangıçta kendi hayatını değiştirmek istersin. Daha özgür olmak, daha fazla kazanmak, kendi kararlarını verebilmek ve hayallerini gerçekleştirmek istersin.

Sonra bir gün, yaptıklarının başka insanların hayatlarında da bir karşılık bulabileceğini düşünmeye başlarsın.

Bir girişimin başka bir insana iş imkânı sağlayabilir. Bir teknoloji, bir sorunu çözebilir. Bir eğitim içeriği, birinin hayatındaki yönü değiştirebilir. Bir sosyal sorumluluk projesi, kaybolmak üzere olan bir bilgiyi gelecek nesillere taşıyabilir.

İşte benim için değer üretmek burada anlam kazanıyor.

Gelecekte kuracağım şirketlerin ve projelerin yalnızca ticari sonuçlarıyla değil, geride bırakacakları faydayla da değerlendirilmesini istiyorum.

İnsanların bilgilerini paylaşabildiği, tecrübelerin kaybolmadığı, girişimcilerin birbirlerinden öğrenebildiği ve yeni fikirlerin hayata geçebildiği bir dünya için katkıda bulunmak istiyorum.

Belki her fikrim başarılı olmayacak. Belki bazı projelerim zaman içinde değişecek. Ama ürettiğim şeylerin yalnızca benim hayatımda değil, başka insanların hayatlarında da bir anlam taşıması benim için önemli.

± Hayat bana sadece kendimden ibaret olmadığımı hatırlatıyor.

İş dünyası bana hedef koymayı, hesap yapmayı, risk almayı ve geleceği planlamayı öğretiyor. Hayat ise bunların hepsinden daha önemli bazı şeyler olduğunu hatırlatıyor.

Aile, sağlık, zaman, güven, sevgi ve insanın sevdikleriyle geçirebildiği anlar…

Bunların değerini bazen her şey yolundayken unutabiliyoruz. Sürekli daha fazlasını elde etmeye çalışırken sahip olduklarımızın anlamını gözden kaçırabiliyoruz.

Ben de kendime zaman zaman şu soruyu sormak istiyorum:

Bütün hedeflerime ulaşsam bile nasıl bir hayat yaşamış olmak isterim?

Cevabım yalnızca başarılı bir girişimci olmak değil. Sevdiklerine zaman ayırabilen, verdiği sözlerin arkasında durabilen, zor zamanlarda sorumluluktan kaçmayan ve kendisinden sonra da iyi şeylerin devam etmesine katkıda bulunmuş bir insan olmak.

Bence insanın gerçek mirası, yalnızca sahip olduğu varlıklar değildir. Başkalarına kattıkları, yetiştirdiği insanlar, paylaştığı bilgiler ve geride bıraktığı değerler de bu mirasın bir parçasıdır.

± Bu blog neden var?

Bu blogu kusursuz bir hayatın vitrini olarak oluşturmak istemiyorum.

Burada fikirlerimi, öğrendiklerimi, girişimcilik yolculuğumu, para ve yatırım üzerine düşüncelerimi, teknolojiye bakışımı ve zaman içinde değişen görüşlerimi paylaşmak istiyorum.

Bazen yeni bir proje hakkında yazacağım. Bazen bir iş kurarken yaptığım bir hatadan bahsedeceğim. Bazen de hayat, insan, başarı, para ve gelecek üzerine düşüneceğim.

Her yazımın herkese hitap etmesi gerekmiyor. Her düşüncemin doğru kabul edilmesi de gerekmiyor.

İstediğim şey, düşüncelerimi açıkça ortaya koyabileceğim ve zaman içinde nasıl değiştiğimi görebileceğim bir alan oluşturmak.

Belki burada yazdıklarım bir gün başka bir girişimciye ilham verir. Belki bir fikrin gelişmesine katkıda bulunur. Belki de yıllar sonra dönüp okuduğumda bana nereden başladığımı hatırlatır.

Bunların her biri benim için yeterince değerli.

± Dünyaya ilk notum

Bu yazıyı yazarken kendimi her şeyi başarmış biri olarak tanıtmıyorum. Tam tersine, hâlâ öğrenen, deneyen, düşünen ve inşa etmeye çalışan bir insan olarak tanıtıyorum.

Önümde uzun bir yol var.

Gerçekleştirmek istediğim projeler, öğrenmek istediğim şeyler, aşmam gereken sınırlar ve henüz cevabını bilmediğim sorular var.

Geleceğin bana neler getireceğini bilmiyorum. Fakat nasıl bir hayat kurmak istediğim konusunda düşüncelerim var.

Özgür olmak istiyorum. Üretmek istiyorum. Öğrenmek istiyorum. Kazanmak istiyorum. Kazandıklarımla daha büyük şeyler inşa etmek ve bunu yaparken insanlığımı kaybetmemek istiyorum.

En önemlisi, bir gün geriye dönüp baktığımda yalnızca ne kadar yol aldığımı değil, o yolu nasıl yürüdüğümü de önemsemek istiyorum.

Belki yıllar sonra bu satırları okuyan biri, bugün düşündüğüm şeylerin ne kadarının gerçeğe dönüştüğünü merak edecek.

Ben de o gün geldiğinde kendime aynı soruyu sormak istiyorum:

Hayal ettiğim dünyaya yaklaşmak için gerçekten elimden geleni yaptım mı?

Bugün bu sorunun cevabını bilmiyorum.

Ama hikâyemi yazmaya başlıyorum.

Ben Ufuk Taş.

Bu, dünyaya bıraktığım ilk not.

Ve benim için bu, bir sonucun ilanı değil; daha yeni başlayan bir yolculuğun ilk satırı.