Para Neden Önemli, Neden Önemsiz?
Bazen insanı ayakta tutan şey para değil, yeniden ayağa kalkabileceğine duyduğu inançtır. Ama bazen insanlar, o inancı da elinden almaya çalışır.
Para önemlidir. Çünkü insanın ailesine karşı sorumluluklarını yerine getirmesini, hayallerini gerçekleştirmesini, yeni işler kurmasını ve başkalarına fayda sağlamasını mümkün kılar. Para, özgürlük demektir. Güven demektir. Bazen de insanın sevdiklerine huzurlu bir hayat sunabilmesinin tek yoludur.
Ama para aynı zamanda önemsizdir. Çünkü hiçbir miktar para insanın karakterini, vicdanını, onurunu ve insanlığını satın alamaz. Bir insanın gerçek değeri, banka hesabındaki rakamlarla ölçülemez. Hayatta bazen kazanırsınız, bazen kaybedersiniz. Bazen her şey yolunda gider, bazen de hiç beklemediğiniz olaylar bütün planlarınızı altüst eder.
Asıl mesele, düştüğünüzde ne yaptığınızdır.
Benim için girişimcilik yalnızca para kazanmak değildir. Bir fikir ortaya koymak, bir hayalin peşinden gitmek, insanları bir araya getirmek ve henüz ortada hiçbir şey yokken gelecekte var olabilecek bir şeye inanmaktır. Bazen yıllarınızı, emeğinizi, birikiminizi ve bütün enerjinizi bir işi ayağa kaldırmak için harcarsınız. Herkesin vazgeçtiği yerde devam etmeye, kaybettiklerinizi telafi etmeye ve yalnızca kendiniz için değil, başkaları için de yeniden bir gelecek kurmaya çalışırsınız.
Fakat hayatın en zor taraflarından biri, tam da yeniden ayağa kalkmaya çalışırken karşınıza çıkan engellerdir.
İnsanlardan alacaklarınız vardır. Yerine getirmeniz gereken sorumluluklar, verdiğiniz sözler ve çözmeniz gereken sorunlar vardır. Siz bir taraftan işleri düzeltmek, gelir yaratmak, yeniden ayağa kalkmak ve herkese karşı sorumluluklarınızı yerine getirmek için çabalarken diğer taraftan tehditlerle karşılaşabilirsiniz.
İşte o zaman insan kendine bazı sorular sormaya başlar.
Bütün bunları neden yapıyorum? Daha iyi bir gelecek kurmak için mi, yoksa her gün biraz daha fazla baskı altında kalmak için mi?
İnsan olduğumuzu bazen en çok böyle zamanlarda hatırlamamız gerekiyor. Çünkü bir girişimci de yorulur. O da korkar, üzülür, geceleri düşünmekten uyuyamaz. O da bazen ne yapacağını bilemez. Dışarıdan güçlü görünen bir insanın içinde neler yaşadığını kimse tam olarak bilemez.
İnsanların bir işin sonucunu görmesi kolaydır. Kazanç varsa herkes başarıdan söz eder. Fakat işler kötüye gittiğinde, o sonucu düzeltmek için verilen mücadeleyi, uykusuz geceleri, taşınan sorumlulukları ve yeniden başlama cesaretini çoğu kişi görmez.
Elbette bir alacağınız varsa onu istemek hakkınızdır. Verilen sözlerin tutulmasını beklemek de hakkınızdır. Kimsenin emeğinin, parasının veya güveninin karşılıksız kalmasını savunmuyorum. Tam tersine, sorumlulukların yerine getirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Ancak bir hakkı aramakla bir insanı tehdit etmek arasında çok büyük bir fark vardır.
Bir insanı tehdit ederek onun koşullarını değiştiremezsiniz. Baskı kurarak olmayan bir imkânı var edemezsiniz. Birinin zaten çözmeye çalıştığı bir sorunu daha da ağırlaştırmak, çözümü hızlandırmak yerine bazen herkesi daha büyük bir çıkmaza sürükler.
Bazen ihtiyacımız olan şey biraz sabır, biraz anlayış ve en önemlisi karşılıklı saygıdır.
İnsanlara saygı duymak, yalnızca her şey yolundayken nazik davranmak değildir. Bir insan zor durumdayken de onun insan olduğunu hatırlamaktır. Onun çabasını görmek, niyetini anlamaya çalışmak ve sorunları düşmanlıkla değil, iletişimle çözmeye gayret etmektir.
Çünkü kimse hayat boyunca yalnızca kazanan tarafta kalamaz. Bugün birinin yaşadığı zorluk, yarın başka birinin karşısına çıkabilir. Bugün güçlü olan, yarın desteğe ihtiyaç duyabilir.
Ben de bazen kendime soruyorum: İnsan bütün bunların içinde motivasyonunu nasıl koruyabilir? Nasıl yeniden çalışmak, üretmek ve büyük hayaller kurmak için aynı heyecanı bulabilir?
Dürüst olmak gerekirse, bazı günler bunu yapmak kolay değil.
Sürekli baskı altında hissettiğinizde, her çabanızın üzerine yeni bir sorun eklendiğinde, geleceği kurmak için harcamanız gereken enerjiyi kendinizi savunmaya ayırmak zorunda kaldığınızda insanın içindeki çalışma azmi de yıpranıyor. Bir noktadan sonra mesele yalnızca para olmaktan çıkıyor. Mesele huzur, güven, insanlık ve yeniden inanabilmek oluyor.
Yine de bütün bunlar bana önemli bir şeyi hatırlatıyor: Hayatımı yalnızca bugünkü sorunlarımdan ibaret göremem. Kurmak istediğim işler, gerçekleştirmek istediğim fikirler ve geleceğe bırakmak istediğim değerler var. Hatalarım varsa onları düzeltmek, eksiklerim varsa tamamlamak ve sorumluluklarımı yerine getirmek zorundayım.
Ama bunu yaparken insanlığımı kaybetmek istemiyorum. Başkalarının da kaybetmesini istemiyorum.
Çünkü para kazanmak için çalışabiliriz. Kaybettiğimiz parayı yeniden kazanabiliriz. Yıkılan bir işi yeniden kurabiliriz. Yeni bir fikirle, yeni bir ekiple ve yeni bir başlangıçla yolumuza devam edebiliriz.
Fakat insanların birbirine duyduğu güveni yeniden inşa etmek çok daha zordur.
Belki de bu yüzden para hem önemlidir hem de önemsizdir. Önemlidir, çünkü hayatın gerçek sorumluluklarını yerine getirmemizi sağlar. Önemsizdir, çünkü hiçbir para insanın onurundan, sağlığından, huzurundan ve insanlığından daha değerli olmamalıdır.
Benim istediğim ayrıcalık değil; emeğe, mücadeleye ve insanlığa saygı duyulması.
Bir insanın ayağa kalkmaya çalıştığını görüyorsanız, onu daha da aşağı çekmek yerine çözümün bir parçası olun. Bir alacağınız varsa hakkınızı arayın. Bir söz verilmişse tutulmasını isteyin. Fakat bunları yaparken karşınızdaki insanın da bir hayatı, bir ailesi, bir psikolojisi ve mücadele ettiği kendi gerçekleri olduğunu unutmayın.
Bazen bir insana verebileceğiniz en büyük destek para değildir. Ona biraz zaman tanımak, yapıcı bir konuşma yapmak veya yeniden çözüm üretebilmesi için nefes alabileceği bir alan bırakmaktır.
Ben hâlâ üretmeye, düşünmeye, yeni fikirler geliştirmeye ve yeniden ayağa kalkmaya inanıyorum. Çünkü insanın gerçek gücü hiç düşmemesinde değil, düştükten sonra yeniden bir yol bulabilmesindedir.
Ancak şuna da inanıyorum: İnsanlardan mücadele etmelerini bekliyorsak, onların mücadele edebilecekleri insanî koşullara da saygı duymalıyız.
Hayat yalnızca alacaklar ve borçlardan, kazançlar ve kayıplardan ibaret değil. Birbirimize nasıl davrandığımız da geride bıraktığımız mirasın bir parçası.
Ve günün sonunda kendime şu soruyu sormak istiyorum:
Bu dünyada yalnızca para kazanmak için mi yaşadık, yoksa para kazanırken insan kalmayı da başarabilecek miyiz?
Benim cevabım belli.
İnsan kalmak, her şeyden önce gelir.